Eski AKP milletvekili Şamil Tayyar, kara para operasyonları kapsamında tutuklanan iş insanlarının tahliyelerine sert bir şekilde karşı çıktı. Tayyar, bu tahliye kararlarının kamuoyunda ciddi bir hayal kırıklığına yol açtığını belirtti. Geçtiğimiz yıl gerçekleştirilen peş peşe kara para operasyonlarında gözaltına alınan bazı iş insanlarının serbest bırakılmasına yönelik eleştirilerini dile getiren Tayyar, bunun kamu vicdanını zedelediğini ifade etti.
Tayyar, İstanbul Altın Rafinerisi ve Can Holding operasyonlarına dikkat çekerek, bu operasyonların başlangıçta devletin kara parayla mücadelesi olarak sunulduğunu, ancak sonrasında yaşanan tahliyelerin bu algıyı sorgulattığını vurguladı. İktidar yanlısı medya, bu operasyonları “Tarihin en büyük kara para operasyonu” olarak değerlendirmişti. Tayyar, “Ben de dahil olmak üzere birçok yorumcu, bu operasyonları devletin kara parayla mücadelesinin bir parçası olarak gördü. Fakat bir anda, iki operasyon sonrası iş insanlarının tahliye edildiğini gördük” dedi.
Tayyar, “Geçen yıl sonlarında art arda gerçekleştirilen kara para operasyonlarında, İstanbul Altın Rafinerisi’ne el konulmuş, 20 kişi tutuklanmıştı. Can Holding operasyonunda ise Kemal Can ve üst düzey yönetici Kenan Tekdağ dahil 10 kişi gözaltına alındı. Diğer patronlar Mehmet Şakir Can ve Murat Can ise firar etti. Bu kişilere kara para aklama, nitelikli dolandırıcılık ve vergi kaçakçılığı gibi ciddi suçlamalar yöneltildi. 121 şirkete, bu holding bünyesinde el konuldu. Sabah Gazetesi, ‘Türkiye Cumhuriyeti tarihinin en büyük kara para operasyonu’ başlığını attı. Ancak, bir bakmışız ki tahliyeler gerçekleşti. Can Holding soruşturmasından tutuklu olan Kemal Can’ın tahliyesinden sonra, firari olan Mehmet Şakir Can ve Murat Can teslim olup aynı gün serbest bırakıldılar. Oysa daha hafif suçlamalarla sayısız tutuklu bulunuyor. Bu tahliye kararları kamu vicdanını derinden yaraladı. Eğer dosyalar gerçek anlamda boşsa, bu kişilere haksızlık yapıldı demektir; aksi takdirde devlet, mücadeleden vazgeçmiş demektir. Haksızlık yapıldıysa özür dileyelim, yapılmadıysa nedenini öğrenelim” dedi.
Tayyar, Adalet Bakanı Akın Gürlek’in ve kara para mücadelesine önem veren Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’in, bu konuyu aydınlatması gerektiğini sözlerine ekledi.