İstanbul Barajları Kriz Eşiğinde: Son 10 Yıldaki En Düşük Seviyelerden Biri!

İstanbul barajları, son 10 yılın en kritik dönemlerinden birini yaşıyor. 25 Nisan 2026 tarihinde yayınlanan verilere göre, metrekareye düşen 390 kilogram yağışa rağmen su kaynaklarının doluluk oranları bekleneni karşılayamadı. İstanbul Su ve Kanalizasyon İdaresi (ASKİ) tarafından sağlanan güncel bilgiler, havzalardaki istikrarsız durumu ve kuraklık riskinin devam ettiğini gözler önüne serdi.

İSKİ, 22 Nisan tarihinde genel doluluk oranını yüzde 70,53 olarak açıklarken, bu oran 23 Nisan’da yüzde 70,9’a yükseldi. 24 Nisan itibarıyla ise doluluk oranı yüzde 71,03 olarak kaydedildi. 11 Nisan’da yüzde 70,05 olan doluluk düzeyi, bu 14 günlük süreçte sadece yüzde 1 artış göstermesiyle İstanbul’un su rezervlerindeki zorlu durumu ortaya koydu.

İstanbul’daki barajların doluluk oranları şu şekildedir (24 Nisan 2026 verileri):
– Ömerli Barajı: %93,83
– Darlık Barajı: %87,7
– Elmalı Barajı: %92,79
– Terkos Barajı: %58,03
– Alibey Barajı: %67,66
– Büyükçekmece Barajı: %57,02
– Sazlıdere Barajı: %46,11
– Istrancalar Barajı: %35,35
– Kazandere Barajı: %60,86
– Pabuçdere Barajı: %60,77

İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ) İklim Bilimi ve Meteoroloji Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Hüseyin Toros, yaptığı açıklamada, “Bugün itibarıyla İstanbul barajlarındaki en düşük ikinci seviyedeyiz. Bu durum, su sıkıntısının devam ettiğini gösteriyor.” değerlendirmesini yaptı.

Günlük su tüketiminin 3 milyon metreküpü aştığı İstanbul’da mevcut barajlar, su ihtiyacını karşılamakta yetersiz kalıyor. Şehirdeki su krizini aşmak için Melen ve Yeşilçay sistemlerinden sağlanan dış kaynak transferleri büyük önem taşıyor. Bu sistemler aracılığıyla şehre sağlanan 267 milyon metreküplük su, İstanbul’un su arzını sürdüren ana kaynak oldu.

Uzmanlar, İstanbul’un yıllık su ihtiyacının yaklaşık 1,5 milyar metreküp seviyesinde olduğunu belirtiyor. Mevcut baraj kapasitesinin tam dolu olması bile bu talebi karşılamakta zorlanıyor. Hızlı kentleşme ve iklim değişikliğinin etkileri, İstanbul’un önümüzdeki yaz dönemini zor geçireceği öngörülerini güçlendiriyor.

Baraj doluluk oranı, barajda bulunan su miktarının toplam kapasiteye oranını ifade eder. Bu oran, su kaynaklarının yeterliliğini anlamada önemli bir gösterge olup, genellikle yüzde (%) olarak ifade edilir. Doluluk oranının düşük olması, kuraklık riskini artırırken, yüksek oranlar ise taşkın tehlikesine işaret edebilir.

Baraj doluluk oranı, mevcut su hacminin toplam depolama kapasitesine bölünmesiyle hesaplanır. Örneğin, bir barajın kapasitesi 100 milyon metreküp ve mevcut su miktarı 50 milyon metreküp ise, doluluk oranı yüzde 50 olur. Bu hesaplamalar düzenli ölçümlerle güncellenerek su yönetimi ve planlaması sağlıklı bir şekilde yapılır.

İstanbul’daki baraj doluluk oranları, milyonlarca insanın günlük su ihtiyacını karşılamada kritik öneme sahiptir. Kentin içme ve kullanım suyunun büyük bir bölümü barajlardan sağlanmaktadır. Doluluk seviyelerindeki azalma, kuraklık riskini ve olası su kesintilerini gündeme getirir. Özellikle yaz aylarında artan su tüketimi ve azalan yağışlar, rezervlerin hızla tükenmesine yol açmaktadır. Bu nedenle doluluk oranlarının izlenmesi, su yönetimi açısından hayati bir gerekliliktir.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir