Çeşme’nin sahil şeridi, son yıllarda inşaat sektörü için adeta bir rant alanına dönüşmeye başladı. Yerel halk, “Çeşme betonlaşıyor” sloganıyla lüks konut projelerinin durdurulmasını talep ediyor. Ayasaranda Bölgesi’nde devam eden “NOA Sunrise” projesinin, mevcut imar planı ve Kıyı Kanunu’na aykırı olduğuna dikkat çeken çevreciler, inşaat faaliyetlerinin derhal durdurulması için harekete geçti.
Demirok İnşaat tarafından deniz kenarında inşa edilen proje, dördüncü katına kadar geldi. Şirket, ultra lüks konutların yanı sıra 14 villa ve 70 rezidans dairesi inşa ettiğini duyurdu. Ancak bu alan, kıyı kenar çizgisi üzerinde yer almakta ve imara kapalı olarak biliniyor. Mevcut imar planına göre burada yalnızca günübirlik tesisler inşa edilebiliyor. Çeşme Çevre Derneği, bu durumu yetkililere bildirdi ve şikayet sürecini başlattı. Projeye ait afişler asılmasına rağmen inşaat hız kesmeden devam ediyor.
Kıyıların kamu yararına değil, özel sermayenin kazanç hesaplarına göre şekillendiğini vurgulayan çevreciler, “Çeşme, denizin ve Ege rüzgarının kenti olmaktan çıkıp bir beton yığınına dönüşüyor” açıklamasında bulundu. Çok katlı yapıların imarının hukuken mümkün olmadığını belirten dernek, gerekli işlemler başlatılmazsa daha kapsamlı eylemlere geçileceğini duyurdu.
Bu süreçte yetkililerden beklenen dört kritik adım ise şunlardır:
– İnşaatın derhal durdurulması ve mühürlenmesi.
– Yapı ruhsatı verilip verilmediğine dair bilgilerin kamuoyuyla şeffaf bir şekilde paylaşılması.
– 3621 sayılı Kıyı Kanunu ve İmar Kanunu kapsamında yıkım ve idari yaptırım kararlarının hızlıca uygulanması.
– Çeşme genelindeki kıyı ve koruma alanlarında bağımsız ve kapsamlı bir denetim sürecinin başlatılması.
Çeşme’deki bu inşaat krizi, hem doğanın hem de kamu yararının tehdit altında olduğunu gözler önüne seriyor.