NASA’dan korkutan açıklama!

5

Science Alert’e göre, Güney Atlantik Anomalisi (SAA) olarak adlandırılan bu manyetik bozulma, NASA tarafından Dünya’nın koruyucu kalkanında oluşmuş bir “çentik” olarak tanımlanıyor. 

Uzay ajansı, bu anomalinin, gezegenimizin yüzeyinden yaklaşık 200 kilometre yukarıda, Van Allen radyasyon kuşaklarının Dünya’ya en yakın olduğu bölgede meydana geldiğini belirtiyor. Uzmanlara göre, bu durumun özellikle düşük irtifada faaliyet gösteren yörünge uyduları ve uzay teknolojisi üzerinde ciddi etkileri olabileceği tahmin ediliyor.

Yörüngedeki uydular için bir tehdit

Dünya yüzeyindeki yaşamı doğrudan etkilemeyen bu manyetik anormallik, özellikle düşük irtifalarda yörüngede bulunan cihazlar için ciddi riskler taşıyor. 

Uluslararası Uzay İstasyonu gibi yapılar, bu bölgeden geçerken yüksek enerjili güneş protonlarının elektronik bileşenlere zarar verme tehlikesiyle karşı karşıya kalabiliyor. Bu nedenle, geçiş sırasında çeşitli sistemlerin önceden kapatılması gerekebiliyor.

Bilim insanları, anomalinin kökeninin Dünya’nın dış çekirdeğinde yer alan erimiş demire dayandığını düşünüyor. Ayrıca, Afrika’nın yaklaşık 2.900 kilometre altında yer alan ve “Afrika Düşük Kesme Bölgesi” olarak adlandırılan yoğun kayalardan oluşan devasa bir tortunun, bu manyetik bozulmanın muhtemel nedeni olduğu belirtiliyor. Bu jeolojik oluşumun, özellikle kürenin bu bölgesinde manyetik alanı zayıflatarak değişime yol açtığı tespit edildi.

Dünya’nın manyetik alanındaki Güney Atlantik Anomalisi, bilim insanlarını en çok dinamik yapısıyla endişelendiriyor. Son gözlemler, bu anormalliğin yalnızca yavaş bir şekilde hareket etmediğini, aynı zamanda iki ayrı bölgeye ayrıldığını ortaya koydu. 2020 yılında yapılan bir araştırma, bu manyetik fenomenin yeni bir durum olmadığını, yaklaşık 11 milyon yıldır Dünya’yı etkileyen tekrar eden bir olay olduğunu ve konuya ilişkin tarihsel anlayışımızı değiştirdiğini öne sürüyor.

Son 75 milyon yılda yaklaşık 170 kez tersine döndü

Bazı bilim insanları, Güney Atlantik Anomalisi’nin gelecekte bir jeomanyetik tersine dönmeye işaret edebileceğini düşünse de bu konuda henüz net bir uzlaşı sağlanmış değil. Jeolojik kayıtlara göre, Dünya’nın manyetik alanı son 75 milyon yılda yaklaşık 170 kez tersine döndü. Böyle bir dönüşüm, günümüz teknolojik sistemleri üzerinde ciddi sorunlara yol açabilir.

2024’ün başlarında gerçekleştirilen araştırmalar, bu anormalliğin aynı zamanda auroraların oluşumunu değiştirdiğini ortaya koydu. NASA, ICON ve Swarm gibi misyonlar aracılığıyla bilim insanları, Güney Atlantik Anomalisi’nin evrimini izleyerek davranışını anlamaya ve bu durumun Dünya’nın uzay altyapısına olan potansiyel etkilerini öngörmeye çalışıyor.

NASA’dan jeofizikçi Terry Sabaka, Güney Atlantik Anomalisi’nin morfolojisindeki değişikliklere rağmen sürekli gözlemin önemine dikkat çekti. Sabaka, “Doğru tahmin modelleri geliştirmek için takip görevlerini sürdürmeliyiz” ifadelerini kullandı. Bu görevlerden elde edilen verilerin, anomalinin uzay iletişimi, navigasyon ve gözlem sistemleri üzerindeki olası etkilerini değerlendirmek açısından hayati bir rol oynayacağı belirtiliyor.

Mehmet Şimşek