Metabolik hastalıklar üzerinde yaptığı yenilikçi araştırmalarla dikkat çeken Türk bilim insanı Gökhan S. Hotamışlıgil, ABD Ulusal Bilimler Akademisi’ne (United States National Academy of Sciences) üye seçildi. Hotamışlıgil, 28 Nisan 2026 tarihinde açıklanan listede, obezite ve diyabet gibi metabolik hastalıkların biyolojik süreçlerini inceleyen çalışmalarıyla bu onura layık görüldü.
Harvard T.H. Chan Halk Sağlığı Fakültesi’nde James Stevens Simmons Genetik ve Metabolizma Profesörü olarak görev yapan Hotamışlıgil, aynı zamanda Harvard-MIT Broad Enstitüsü, Harvard Kök Hücre Enstitüsü ve Joslin Diyabet Merkezi ile iş birliği içerisinde çeşitli projeler yürütmektedir.
1863 yılında ABD Başkanı Abraham Lincoln tarafından kurulan Ulusal Bilimler Akademisi, üye kabulü ile bilimsel araştırmalardaki olağanüstü başarıları ödüllendirmektedir. Bu akademi üyeliği, bilim camiasında en saygın unvanlardan biri olarak görülmektedir.
Gökhan S. Hotamışlıgil’in uzmanlık alanı immünometabolizma, son yıllarda hızla gelişen bir biyomedikal disiplin olarak öne çıkmaktadır. Araştırmaları, bağışıklık sistemi ile metabolizma arasındaki etkileşimin obezite, tip 2 diyabet, karaciğer yağlanması ve kardiyovasküler hastalıklar üzerindeki kritik rolünü ortaya koymaktadır.
Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi’nden mezun olan Hotamışlıgil, doktorasını Amerika Birleşik Devletleri’nde tamamlamıştır. Akademik kariyerinin büyük bir kısmını Harvard Üniversitesi’nde geçiren bilim insanı, Boston’daki laboratuvarında uluslararası araştırmacılarla iş birliği yapmaya devam etmektedir. Türkiye ile olan bağlarını yitirmeden, ülkesinin bilim ekosistemine katkı sunan projelerde aktif rol almaktadır.
Hotamışlıgil’in liderlik ettiği laboratuvar, hücresel stres, lipid hormonları ve organel biyolojisi konularında önemli keşifler gerçekleştirmiştir. FABP4 ve FABKIN gibi yeni hormonların tanımlanması, kronik metabolik hastalıkların anlaşılmasında önemli bir dönüm noktası olarak kabul edilmektedir. Bu araştırmalar, obezite ve diyabet gibi küresel sağlık sorunlarına karşı yeni tedavi yöntemlerinin geliştirilmesine katkıda bulunmaktadır.