Hamaney Şah’ı devirdiği yerden uğurlandı

Tahran’da Ayetullah Ali Hamaney için dün yapılan kortej, önceki törenlerden çok daha görkemliy-di. Hamaney ve yakınlarının cenazeleri İmam Humeyni Camisi’nden alındı ve Azadi Meydanı’na doğru yola çıktı. Tabutlar özel bir araçtaydı ve geçtiği caddeler boyunca halk yolun iki tarafını da doldurmuştu. Gözyaşları içinde ağıtlar yakarak gül yapraklarını tabutlara attılar. Herhangi bir izdi-ham oluşmadı ama cenaze korteji yoğun kalabalık yüzünden çok yavaş hareket edebildi. Azadi Meydanı’na geldiğinde coşku ve heyecan da doruğa ulaştı. HAFIZA TRANSFERİ Dünkü kortejde önceki törenler gibi her yaştan çocuk vardı. İran hafızasıyla yaşayan bir toplum olduğu için çocukların bu tür ortamlarda bulunması önemli. Zira yüzlerce yıl önceki Kerbela ola-yını bile dini ve milli kimliğin esası yapan bir toplum hafızası var. Hamaney’in öldürülmesiyle bu hafıza bir anlamda tazelenmiş ve yeni bir boyut kazanmış oldu. Bu olayı anlatan yüzlerce mersiye şimdiden meddahların dilinde. Dolayısıyla çocuklara bu hafızanın transferi mevcut yönetim için önemli.

Hürriyet Özel Haber Müdürü Musa Kesler, Hamaney’in cenaze törenini yerinde takip ediyor.

DEVRİM PROTESTOLARI da BU MEYDANDAYDI

Haberlerimizi Google’da Takip Edin

En güncel haberlere ve son dakika gelişmelerine Google üzerinden anında ulaşmak için bizi favorilerinize ekleyin.

Google’da tercih edilen
kaynak olarak ekleyin

Meydan ve kule, İran’ın 2 bin 500 yıllık monarşi geleneğini kutlamak amacıyla 1971’de inşa edil-mişti. Şah Rıza Pehlevi’nin gücünü, görkemini ve geleceğini de simgeliyordu. O zamanki adı “Şah-yad” (Şahın Hatırası) idi. 1979’da Şah’ı deviren en büyük gösteriler burada yapıldı ve Şah buradan devrildi. Meydanın adı da “Azadi” (Özgürlük) olarak değiştirildi. Hamaney, 47 yıl önce Şah’ı deviren eylemlere öncülük ettiği bu meydandan görkemli bir törenle Humeyni ile ilk kez tanışıp 6 yıl ders aldığı ve devrim planlarının da yapıldığı Kum’a uğurlandı.

The post Hamaney Şah’ı devirdiği yerden uğurlandı first appeared on Kilis Egitim.

Author: Fatma Aydın