
Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu (BTK) Başkanının elektronik imzasını kopyalayacak kadar devlet sistemlerine sızan şebekenin davasında mahkeme kararını açıkladı. 6 Şubat depremlerinde hayatını kaybeden yurttaşların üniversite kayıtlarını silerek bu kontenjanları para karşılığı satan örgütün lideri 116 yıl hapis cezasına çarptırılırken, devletin e-Devlet, YÖK ve MEB altyapılarındaki devasa güvenlik açığı dava dosyasıyla resmiyet kazandı.
KARAR GÜNÜ: ÇETE LİDERİNE 116 YIL
Ankara 23. Asliye Ceza Mahkemesi, çok sayıda kamu görevlisinin e-imzasını kopyalayarak sahte diploma ve ehliyet düzenleyen 286 sanıklı çete davasının gerekçeli kararını bugün (25 Haziran 2026) açıkladı. Yargılama sonucunda örgüt lideri Ziya Kadiroğlu 116 yıl 3 ay hapis cezasına çarptırıldı. Mahkeme heyeti, 256 sanığa 31 yıl ile 94 yıl arasında değişen cezalar verirken, 29 sanık hakkında beraat kararı kurdu. Gerekçeli kararda, aralarında BTK Başkanı ve yardımcısının da bulunduğu çok sayıda kamu görevlisinin bilgisi ve rızası dışında e-imzalarının üretildiği, bu imzalar kullanılarak 2024 yılının neredeyse tamamını kapsar bir zaman diliminde kurum sistemlerine sızıldığı belirtildi. Mahkeme, örgütün ehliyet sınav sonuçları, MEB sertifikaları ile lise ve üniversite mezuniyet bilgilerini haksız kazanç karşılığında değiştirdiğini tespit etti.
Kararda dikkat çeken bir ayrıntı da yer aldı. Dosyanın sanıkları arasında örgüt lideri Ziya Kadiroğlu’nun oğlu, A.’nın da yer aldığı ortaya çıktı. Suç tarihinde 15-18 yaş grubunda olması nedeniyle sanık A. Kadiroğlu hakkında Ankara 4. Çocuk Mahkemesi’nde davasında dava açıldığı, bu dosyanın daha sonra diğer sanıkların yargılandığı Ankara 23. Asliye Ceza Mahkemesi’nde birleştirildiği belirtildi. Kararda, A. Kadiroğlu’nun ehliyet sınavında başarısız olan notunun, 13 Ekim 2024’te sistem üzerinden 72 yapılarak “başarılı” olarak değiştirildi ve bu sayede ehliyet aldığı belirtildi.

MÜTALAA VE SAVUNMALAR: ÖRGÜT KURMADIM, KOD ADIM YOK
Mahkemenin verdiği bu kararın temelleri, 5 Mayıs 2026 tarihindeki duruşmada Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’nın açıkladığı mütalaa ile atıldı. Savcılık, dosyada yargılanan 286 sanıktan 264’ü hakkında mahkumiyet, 22’si hakkında beraat talep etti. Sanık Kadiroğlu için mütalaada “Suç işlemek amacıyla örgüt kurma”, “ÖSYM Kanunu’na muhalefet”, “Resmi belgede sahtecilik”, “Kişisel verileri hukuka aykırı olarak ele geçirme”, “Elektronik İmza Kanunu’na muhalefet” ve “Bilişim sistemindeki verileri bozma” suçlarından toplam 120 yıla kadar hapis istendi. Kadiroğlu duruşmada, “Herhangi bir örgüt kurmadım. Benim bir kod adım yok. Örgüt kurmakla yargılanıyorum. Kurduğum iddia edilen örgütte ailem ve birkaç arkadaşım var. Adı geçen kişilerle örgüt kurmadım, yönetmedim. Sanıkların çoğunu tanımıyorum. Tahliyemi talep ediyorum” diyerek iddiaları reddetti.
![]()
Mütalaada Gökay Celal Gülen, Zeynep Karacan, Mıhyeddin Yakışır, Yalçın Maraşlı ve Ali Çiçekli hakkında 85’er yıl; Taner Dağhan için 43 yıl, Yaren Özkarakaş için 38 yıl, Halil Erkoç için 37 yıl, Gülseren Üstün için 33 yıl, Oğuzhan Ercan, Ayhan Ateş ve Enver Yılmaz için 30’ar yıl, Fuat Tanış Arslan için 28 yıl, Oğuz Deniz için 23 yıl, İbrahim Akyüz ve Özge Baydemir için ise 22’şer yıl hapis cezası talep edildi. Duruşma sonunda tutuksuz sanık Ali Çiçekli tutuklandı. Davanın 16 Ocak 2026’daki oturumunda ise sanık sayısı dosyaların birleşmesiyle önce 322’ye ulaşmıştı. Bu duruşmada tutuklu sanık Enver Yılmaz, Ziya Kadiroğlu ile diyaloğunu anlatırken Kadiroğlu’nun kendisine, “Belediye başkan adayı oldunuz ancak diplomanız yok, sana diploma ayarlayalım” dediğini, kendisinin ise “Okulsuz diploma olur mu, yap da görelim” yanıtını verdiğini öne sürdü. Yılmaz, diplomayı sistemde görünce, “Ben topluma mal olmuş bir insanım, bu işler bana zarar verir” diyerek silinmesini istediğini savundu.
İDDİANAMELERİN ŞİFRESİ: SEVGİLİ, KARDEŞ VE KOD ADLARI
Yargılamaya konu olan eylemlerin detayları, 2025 yılının son aylarında hazırlanan iddianamelerle gün yüzüne çıktı. 10 Aralık 2025’te tamamlanan üçüncü aşama soruşturmada 123 şüpheli hakkında dava açıldı. Bu dosyada sahte elektronik imzalar aracılığıyla 33 kişiye sürücü belgesi, 72 kişiye mesleki eğitim sertifikası oluşturulduğu belirlendi. 13 Aralık 2025’te detayları ortaya çıkan iddianamede, ehliyet sınav süreçlerinde usulsüz değişiklik yapılan 33 kişi arasında Kadiroğlu’nun üvey kız kardeşi Canan Özkan’ın da bulunduğu anlaşıldı. Özkan’ın, MEB sistemlerinde yetkisiz işlem yaparak sürücü belgesi sınıfını değiştirdiği gerekçesiyle 6 yıla kadar hapsi istendi. Özkan, Kadiroğlu’nun bilgisayarındaki e-imza donanımlarıyla ilgisi olmadığını ileri sürdü. Aynı iddianamede Kadiroğlu’nun sevgilisi Özge Baydemir adına sahte Mersin Üniversitesi Eczacılık Fakültesi diploması oluşturulduğu tespiti yer aldı. Baydemir, Kadiroğlu’nun ehliyet, SRC, sınav notu yükseltme işlemleri için 30 bin ile 50 bin TL, sahte diplomalar için daha yüksek meblağlar aldığını belirtti. Baydemir ayrıca, Kadiroğlu’nun kendisine gönderdiği tanımadığı kişilere ait kimlik bilgilerini ve “Sen yoksan bu iş yürümez aşkım konakta” mesajını olayla ilgisi olmayan özel görüşmeler olarak savundu. Ekim 2025’te ise tahliye edilen Mıhyeddin Yakışır (Narkotik başkomiseri adına sahte kimlik çıkaran kişi), Taner Dağhan, Ziya Kadiroğlu, Gökay Celal Gülen ve Yalçın Maraşlı hakkında savcılık itirazıyla yeniden tutuklama kararı çıktı; Dağhan teslim olurken, Kadiroğlu İstanbul’da yakalandı.

DEPREMZEDE KAYITLARI SİLİNDİ, OPERASYONA RAĞMEN SATIŞ SÜRDÜ
Soruşturmanın ilk ayları olan 2025 Ağustos’unda, çetenin yöntemleri ve faaliyetleri ifşa olmaya başladı. Başsavcılık kayıtları, sanıkların Düzce Üniversitesi’nde doktora yapan Kadiroğlu ve beraberindekilere ait 38 farklı IP adresi üzerinden kurumlara sızdığını; en çarpıcısı ise 6 Şubat depremlerinde hayatını kaybeden kişilerin üniversite kayıtlarını silerek yerlerine başka kişileri yazdığını ortaya koydu. 199 sanıklı davalar sürerken 5 Ağustos 2025’te Halk TV muhabirlerinin diploma almak isteyen bir müşteri gibi iletişim kurduğu şebeke üyeleri, operasyonların kendilerini etkilemeyeceğini belirterek, “Öyle bir şey olursa bize daha çok zararı olur” beyanında bulundu. Şebeke üyesi sistemi şu sözlerle anlattı:
“Her işlem başında bize bir kimlik fotoğrafı iletiliyor. Ödemeleri kendi hesaplarımız üzerinden alıyoruz. Daha önce yaptığımız işlemlerde hiçbir sorun yaşanmadı. Tüm diplomalarımız e-Devlet, YÖKSİS, MEB, ÖSYM ve noter onaylıdır.”
Hacettepe ve İstanbul Üniversitesi sistemlerine sızdıklarını belirten üye, e-imza kullanımı sorulduğunda, “E-imza ve ıslak imza zaten diplomanın bir parçasıdır. E-Devlet ayrı bir konudur. Biz ayrıca e-Devlet’te de işlem yapıyoruz” itirafında bulundu.
Çetenin yapısına dair 10 Ağustos 2025’te ortaya çıkan delillerde, Kadiroğlu’nun “Alex”, “Pablo” ve “Şef” kod adlı kişilerle çalıştığı saptandı. Adına Mersin Üniversitesinde sahte diploma çıkarılan Oğuzhan Ercan’ın “Pablo” olduğu, cep telefonunda ‘Garanti diploma’ isimli bir kayıt bulunduğu belirlendi. Kadiroğlu, Pablo’nun kişiye uygun bölüm seçtiğini, kendisinin ustalık belgelerini 50 bin liraya verdiğini; Makedonya’da eğitim danışmanlığı yapan “Şef” kod adlı kişiye ise belge başına 15.000 TL ile 20.000 TL arasında işlem yaptığını aktardı. Ayrıca Kadiroğlu’nun el yazısı dilekçesinde, yakın zaman önce profesör olan bir akademisyenin yerine yabancı dil sınavına başka bir ismin girdiği bilgisi yer aldı.
“CUMHURBAŞKANI ADAYLIĞI İÇİN…”
Örgütün faaliyetleri, sadece standart diplomalarla sınırlı kalmayıp siyaset ve yeraltı dünyasına kadar uzandı. 12 Ağustos 2025’te, II. Abdülhamit’in 4. kuşak torunu Abdülhamid Kayıhan Osmanoğlu’nun İnönü Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi Tarih Bölümü’nden aldığı lisans diploması iptal edildi. Kadiroğlu ifadesinde, bu işlemi Alsancak Partisi Başkanı Nuri Çelebi’den aldığı emirle yaptığını ve Çelebi’nin kendisine Osmanoğlu’nun gelecekte Cumhurbaşkanı adaylığı için diplomaya ihtiyacı olduğunu söylediğini aktardı.

4 Ağustos 2025 tarihli belgelerde ise Mahkûm Yakınları Federasyonu Başkanı ve ses sanatçısı Enver Yılmaz dosyaya şüpheli sıfatıyla girdi. Yılmaz’ın cep telefonunda sahte diploma ve ustalık belgesi görselleri ile Kadiroğlu ile görüşme kayıtları tespit edildi. Atatürk Üniversitesi İşletme mezunu gösterilen Yılmaz’ın, Kadiroğlu ile Ankara Gölbaşı’ndaki bir adreste sık sık bir araya gelerek e-devlet üzerinden mezuniyet sorgulama işlemleri yaptığı belirtildi. Dosya tanıkları Münir Gözübenli ve Özge Baydemir, Yılmaz’ın diğer şüphelilerle bağlantısını doğruladı. Yılmaz’ın ayrıca, Mayıs ayında Adnan Menderes Üniversitesi Tıp Fakültesi’nde tedavi gören Ahmet Tekin Baykal’ı ziyaret etmesi dikkat çekti. Baykal’ın ismi, İbrahim Tatlıses’in oteline baskı yoluyla el konulması, Özgecan Aslan’ın katilinin cezaevinde öldürtülmesi ve 2008 yılındaki “Anafor Operasyonu” iddialarıyla gündeme gelmişti. Daha önce 5 Kasım 2024 tarihindeki ehliyet sınavı usulsüzlüklerinden 5 yıl hapis cezası alan Ziya Kadiroğlu liderliğindeki yapı, tüm bu süreci 38 farklı IP üzerinden sahte kimliklerle kamu yöneticilerinin e-imzalarını üreterek yürüttü.
The post Sahte diploma davasında karar çıktı: E-Devlet’e sızarak sahte mezuniyet dağıtanlara ceza appeared first on Kilis Egitim.