224 Akademisyenden CHP’nin “Mutlak Butlan” Kararına Şiddetli Tepki

224 Akademisyenden CHP'nin

1 Haziran 2026 tarihinde, akademisyenler, yazarlar, sanatçılar, sendikacılar ve gazetecilerden oluşan 224 kişi, Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) kurultaylarına dair alınan “mutlak butlan” kararına karşı ortak bir açıklama yayımladı. Açıklamada, bu kararın hukuk devleti, siyasi partilerin bağımsızlığı, genel oy hakkı ve ulusal irade açısından kabul edilemez olduğu belirtildi.

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 36. Hukuk Dairesi tarafından 21 Mayıs 2026 tarihinde alınan bu karar, Seyhan Erdoğdu, Oğuz Oyan, Metin Özuğurlu, Gamze Yücesan Özdemir, Aziz Çelik ve Mustafa Sönmez öncülüğünde başlatılan bir imza kampanyası ile protesto edildi. Aralarına Korkut Boratav, Yakup Kepenek, Hayri Kozanoğlu, Serdal Bahçe, Filiz Zabcı, Ali Rıza Küçükosmanoğlu ve Özkan Atar gibi isimlerin de katıldığı toplam 224 kişi, hukuki, siyasal ve demokratik açıdan bu kararın kabul edilemez olduğunu vurguladı.

Açıklama, “mutlak butlan” kararının genel oy hakkına, siyasi partilerin bağımsızlığına, hukuk devleti ilkesine ve ulusal iradeye müdahale niteliği taşıdığını ifade etti. CHP’nin örgütsel iradesinin korunmasının Türkiye’deki demokratik rejimin geleceği açısından kritik bir öneme sahip olduğunu belirten imzalar, bu kararın “19 Mart 2025’ten bu yana CHP’yi hedef alan düşman ceza hukuku uygulamasında yeni bir eşik” olduğunu kaydetti.

İmzacıların ortak açıklamasında, temel hak ve özgürlüklerin yanı sıra siyasi rejimin de tehdit altında olduğu vurgulandı. “CHP’de örgüt iradesinin amasız ve fakatsız şekilde hemen hakimiyet tesis etmesi, memleket meselesi haline gelmiştir” denildi. İmzacılar, kuvvetler ayrılığına, bağımsız ve tarafsız yargıya, katılımcı mekanizmalarla güçlendirilmiş parlamentoya sahip laik, demokratik ve kamucu bir Türkiye vurgusu yaparak, demokratik birikimi tehdit eden girişimlere karşı ortak mücadele çağrısında bulundu.

Açıklamada, “Biz, aşağıda imzası bulunanlar; Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 36. Hukuk Dairesinin 21 Mayıs 2026 tarihli mutlak butlan kararı hakkındaki değerlendirmemizi kamuoyuyla paylaşıyoruz. Mutlak butlan kararı; yasal bakımından yetkisizlik, hukuki bakımından yokluk, anayasal düzen bakımından ise siyasi partilerin varlığını tehdit etmesiyle kabul edilemez niteliktedir. Bu karar, 19 Mart 2025’ten bu yana Cumhuriyet Halk Partisi’ni (CHP) hedef alan düşman ceza hukuku uygulamasında yeni bir eşiktir” ifadelerine yer verildi.

Sonuç olarak, imzacıların bu durum karşısında duyduğu endişe ve kararlılık, Türkiye’deki demokratik değerlerin korunmasına yönelik bir çağrı niteliği taşırken, “Gerçek anlamda kuvvetler ayrılığına, bağımsız ve tarafsız yargıya, katılımcı mekanizmalarla güçlendirilmiş parlamentoya sahip laik, demokratik ve kamucu bir Türkiye’yi bir zorunluluk olarak görüyoruz” şeklinde sonlandırıldı.

Author: Fatma Aydın