2026 yılının başında yayımlanan bir araştırma, Homo sapiens ve Neandertaller arasındaki tarihsel etkileşimlerin coğrafi sınırlarını ortaya koydu. İran, Irak ve Türkiye’nin kesişim noktasında yer alan Zagros Dağları, bu iki türün ilk karşılaşmalarının en muhtemel gerçekleştiği yer olarak belirlenmiştir.
Zagros Dağları, 1500 kilometre boyunca uzanarak Buz Devri’nin sonlarına doğru önemli bir işlev üstlenmiştir. Bu dağlar, kuzeyin serin iklimleri ile güneyin sıcak coğrafyaları arasında biyoiklimsel bir koridor görevi görerek, göç eden insan gruplarının doğal buluşma noktası haline gelmiştir. Neandertaller, Avrupa ve Batı Asya’dan güneydoğuya doğru hareket ederken, Afrika kökenli Homo sapiens grupları da benzer şekilde bu bölgeye ulaşmaktaydı. Zagros’taki arkeolojik kazılar, her iki türe ait kalıntıların varlığını ortaya koymaktadır.
Genetik analizler, Neandertaller ve Homo sapienlerin bir arada uzun süre yaşadığını ve bu süreçte üreme gerçekleştirdiklerini göstermektedir. 2010 yılında Neandertal genomunun tamamının dizilimi yapıldığından bu yana elde edilen veriler, Afrika kökenli olmayan modern insanların DNA’sının yüzde 1 ila 4’ünün Neandertallere ait olduğunu ortaya koymaktadır. Bu genler, burun yapısı, ağrı eşiği, bağışıklık sistemi, stres tepkisi ve Covid-19 gibi hastalıklara yatkınlık gibi biyolojik özelliklerimizi etkilemektedir.
Neandertallerle Homo sapienlerin genetik ilişkisinin dünya genelinde farklı dönemlerde görüldüğü bilinmektedir; ancak Zagros Dağları, bu sürecin önemli bir merkezi olarak öne çıkmaktadır. Bu araştırmanın sonuçları, Homo sapiens ve Neandertallerin birbirinden bağımsız, paralel evrim çizgileri izlediği fikrini çürütmektedir. İnsan tarihi, türlerarasındaki etkileşim, gen alışverişi ve ortak evrimle şekillenen karmaşık bir yapıdan oluşmaktadır.